2017

04.08.2017 Yaşamımda 1966-1969 ve Hocam Burhan Alkar
(İhsan ÇAKICI)

Türkiye Cumhuriyeti'nin modernleşme ve çağdaşlaşma yolunda öncü kurumlarından biri olan Gazi Eğitim Enstitüsü, Türkiye'nin eğitim yaşamında ve aydınlanmasında büyük görevler üstlenmiş, zaman zaman engellemelere rağmen yılmamış, daima, Atatürk İlke ve Devrimlerinin savunucusu olmuş, hak ettiği onurlu görebi almıştır.

Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümüne 1966 yılında girdim. 1969-1972 yıllarında Tunceli Erkek İlköğretmen Okulunda Resim-İş Öğretmeni olarak görev yaptım. 1972 yılında asistan olarak, her an onur duyduğum Gazi Eğitim Enstitüsü Resim İş Bölümü Eğitim kadrosuna katıldım.

1966-1977 yaşamımda beni ben yapan uzun bir dönem. 1966-1969 Gazi E ğitim Enstitüsü'ndeki öğrencilik yıllarımı anımsıyorum. Tüm eğitim sürecinde çok mutlu olduğum bir eğitim dönemi, en güzel yıllarım.

Ülkenin her bir yöresinden gençler bir arada, aynı duygularla, kısa zamanda kaynaştık, dostluklar ve arkadaşlıklar kurduk. Genelde ekonomik olanakları kısıtlı ailelerin çocuklarının eğitim gördüğü bir okuldur Gazi Eğitim Enstitüsü. Parasız yatılı idi. Öğrencilerin, yeme, barınma ve eğitim giderlerini okul karşılıyordu. Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü hocalarımızın her biri branşlarında yetkin ve özverili eğitimcilerdi... Kişilikli ve başarılı birer sanat eğitimcisi olabilmemiz için bizlerle çok yakından ilgilenirler, destek verirlerdi. Kendilerini örnek aldığım değerli hocalarıma, bu vesile ile şükranlarımı sunar, hayatta olmayanları saygıyla yad ederim.

Değerli hocam Burhan Alkar, öğrenciliğimin ilk yıllarında Fransa'dan henüz dönmüş, modelaj dersimize girmişti. Bende bıraktığı izlenim, son derece enerjik ve kararlı tavrıydı. Karşısındakini etkisi altına alanb aynı zamanda sıcak ve güven veren... Farkındaydık ki bu tavır ve yakınlık bizlere vereceklerinin de göstergesiydi.

Gazi Eğitim Enstitüsü öncesi resim ve heykele ilgim yoğundu. Bir resim sergisi açmış; bir çekiç ve murçla iki Nasreddin Hoca büstü ve bir Venüs torsu yontmuş, ödül almıştım. Heykel sanatına özel ilgim nedeniyle hocamın bu verisi tavrına ve çabasına kayıtsız kalamaz, aynı heyecanla katılır çok çalışırdım.

Hocamız, hiçbir isteksizlik göstermeden işlerimizi eleştirir, zaman zaman bir çalışmanın önünde bizleri yoplar, elinde büyük modelaj bıçağını kullanarak yanlışları ve doğruları gösterirdi. Eleştirileri hiçbir zaman kırıcı olmayıp yapıcı ve teşvik ediciydi.

Birinci sınıfta aldığımız ağaç işleri, mukavva, metal işleri ve modelaj atelye dersleri, üçüncü sınıfta seçmeli atelyelerdi. İlk iki sene heykel ve modelaj konusunda edindiğimiz bilgi ve deneyimleri, son sınıfta soyut ve figüratif komposizyonlarda uygulama, bizlere özgür çalışma olanağı verdi. Bu özgür çalışma ortamı içerisinde her biri özgün ve çağdaş diyebileceğim eserler ürettik. Resim ve grafik dalındaki eserler yanında, Devlet Resim-Heykel Sergileri'ne bu dönemde heykellerimiz de kabul edililyor ve sergileniyordu. Öylesine ki, sonradan öğrendiğimde, hocam Burhan Alkar, ben Tunceli'de öğretmenlik yaparken "İşçiler" arlı heykelimi Devlet-, Resim Heykel Sergisi'ne vermiş, sergilenmeye değer görülmüş. İçtenlikle belirtmek isterim, eserimin bu önemli yarışmalı sergide yer alması benim için büyük bir onur ve mutluluk. Fakat beni asıl duygulandıran hocamın eserime değer verip sahip çıkmasıydı. Böylesine bir ortam içerisinde 3-5 yılda üretilen bu eserler aynı zamanda okulumuzun bahçesinde yer aldı. Pek çok heykelin süslediği bahçe anlam kazanmış renkli, çağdaş bir görünüme kavuşmuştu.

Hocamızın yoğun enerjisi, yorulmak bilmeyen çalışkanlığı, bizlere verdiği heyecan ve destek kısa zamanda meyvelerini vermişti. Kendisinin de belirttiği gibi ihmal edilmiş görüntüsü veren heykel eğitimi, resim-grafik dersleri yanında gereken yerini almıştı.

Üç güzeller etkilendiğim, heyecan duyduğum eser. İlk göz ağrım; beni öğrencilik yıllarıma götüren.

Hocam Burhan Alkar, bizler atelyede çalışırken bizimle birlikte çalışmalarını sürdürürdü. Kendisini yakından izler, eserim oluşumunda aşamaları takip eder, estetik kaygıları, plastisiteyi kavramaya çalışırdım.

Her malzeme kendine özgü formu ve içteriği gerçekleştirir. Hocam eserlerini, tasarımına uygun her türlü malzeme ve yöntemle oluşturmaktadır. Böyle olunca eserlerinde hiçbir sınırlama olmaksızın özgür bir anlatım söz konusudur. Eğitimci ve sanatçı olmanın verdiği sorumlulukla, heykel sanatının tüm plastik sorunlarını ve estetik değerlerini titizlikle uygulandığı eserlerinde, biçim içerik ilişkisi de net birşekilde görülmektedir.

Görebildiğim kadarıyla Burhan Alkar hocamın, kullandığı çeşitli malzemeler nedeniyle değişik heykelleri var. Bunları iki grupta toplamak mümkün. İlki Atatürk Orman Çiftliği'ndeki 'Tarımcı Atatürk' Anıtında ve 'Çobanlar' heykelindeki gibi kitle etkisi olan uygulamalar, diğeri ise figürlerin çizgiselliğe varan deformasyonu ve büyük boşlukların yer aldığı eserler. Her iki grupta olanlar, diri, canlı, şiirsel yönleri de güçlü olan heykeller.

1966-2007 yaşanılan önemli bir zaman. Öğrenciniz olduğum için şanslıyım. Birlikte çalışmaktan onur duydum. Şimdi ise kıvançlıyım.

Burhan Alkar Heykel Atelyesi | 11. sokak No:61 Ostim ANKARA
Telefon: (0)312 354 1285 e-posta: burhanalkar@burhanalkar.net

 

ana sayfa | galeri | atelye | hakkinda | yazilar | iletişim

2012 Burhan Alkar Heykel Atelyesi / burhanalkar.net

ozzgo.net